Kayıtlar

Mutluluk Borsası

Resim
 Hal Hershfield ve diğer araştırmacılar, binlerce insana paraya mı yoksa zamana mı daha çok değer verdiklerini sordular. Tahmin edebileceğiniz gibi çoğu insan (yüzde 69) paraya zamandan daha çok değer verdiklerini belirttiler. Araştırmaya katılan insanların yalnızca yüzde 31'i zamanın paradan daha değerli olduğuna inanıyordu. Peki hangi grup daha mutluydu: paraya mı yoksa zamana mı daha çok değer verenler? Zamanın daha değerli olduğunu düşünen grubun genel mutluluk ortalaması (5 üzerinden 4.89), paranın daha değerli olduğunu düşünen grubun genci mutluluk ortalamasından (5 üzerinden 3.53) çok daha yüksek çıktı. İnsanların çoğunluğu paraya zamandan daha çok değer veriyor olsalar da bu yüzden mutluluklarından feragat ediyorlar. Mutluluk borsasında para, ederinden daha değerli görülen bir hisse senedi olarak bilinir. Sonuç olarak size verdiği mutluluk yani kazanç beklentilerinizin altında kalır. Eğer daha tatmin edici ve hızlı bir kazanç elde etmek istiyorsanız zamanınıza yatırım yapma...

PMO and Strategy

Resim

Değer Üretecek Konulara Odaklanmak

Resim
  Bugün bir hata yaptım. Yanlış iletişimi, yanlış iletişimle devam ettirdim. Bir yönetici olarak acele davranmamam gerekiyordu. Eskiler bunu "teenni" olarak isimlendiriyorlar. (Dedem rahmetli çok kullanırdı bu kelimeyi.) Sonrasında, ilgili ekip arkadaşlarım ve mevkidaşımla görüşerek özür diledim.  Malumunuz, özür dilemek egomuz açısından pek kolay bir şey değil... Neyse ki sabahleyin Psikolog Robert Frager'e ait bir cümle okumuştum: "Kalplerimizin Allah'ın evi olduğunu bir hatırlayabilsek, dönüşmek o kadar kolaylaşacak ki..." Bu cümleyi hatırlamak yanlışımı düzeltmeme vesile oldu işin açıkçası. Süreci tetikleyen temel unsura gelirsek: Bir hadise yaşandığında genellikle insanlar hakkında konuşarak eleştirmeye ve çözüm bulmaya çalışıyoruz.. Bu da bizi bir nevi açmaza düşürüyor. Halbuki sorunlar çoğunlukla süreçlerdeki gri bölgelerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla kendime hatırlatma mahiyetinde " İnsanların iyiliklerini ve başarılarını takdir edelim; süreçler...

Baykar Fen Lisesi'nde Yakmayan Ateş Kesmeyen Bıçak Felsefesi

Resim
Baykar Fen Lisesi - Sözün İzinde söyleşi serisinde "Yakmayan Ateş, Kesmeyen Bıçak Felsefesi" sunumunu gerçekleştirdim. https://www.instagram.com/baykarfenlisesi/p/DQPZZeajQhN/?img_index=4

Bir Sanat Olarak İletişim

Resim
  Bu açıdan bakınca, "iletişim" kurmak gerçekten bir sanat: "Bir odada iki kişi buluştuğunda, aslında altı kişi vardır. Kendimi gördüğüm halimle ben, onun beni gördüğü haliyle ben, benim onu gördüğüm haliyle o, onun kendisini gördüğü haliyle o, gerçekte olan ben ve gerçekte olan o." From this perspective, "communication" is truly an art: "When two people meet in a room, in fact there are six people present: the me as I see myself, the me as she sees me, the she as I see her, the she as she sees herself, the actual me, and the actual her."

25th ACG Cross Training Seminar in Yokohama, Japan

Resim
  https://youtu.be/WQCRcy-vH6Y?si=u7SuSUlTl4UHxuAg https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7343667155663519750/ https://event.jtbbwt.com/event/25th_cross_training_seminer/top-page

Sevgili ChatGPT

Resim
  "The New York Times" Öğrenci Açık Mektup Yarışmasında kazanan mektubun orijinali aşağıdaki bağlantıda yer alıyor. Türkçesini ise burada paylaşıyorum. Bu paylaşım Turgay Tugay Bilgin hocama ait. Kendisine teşekkürler… Sevgili ChatGPT, Her zaman yanımdaydın: Sınavlarıma çalışmak için sabahladığım gecelerde, hem mütevazı hem de etkileyici olması gereken piyano biyografilerinde, Thoreau, teoloji ve hatta Roosevelt'in basın toplantıları hakkındaki derinlemesine araştırmalarda. Basit bir istekten tam olarak ne istediğimi her zaman biliyordun. Asla hayır demedin (GPT+'a geçmeyi reddettiğim için sohbet limitimiz dolduğunda hariç). "Bir kez daha, basit ve öz olsun" diye sorduğumda asla gözlerini devirmedin. Ama sorun da tam olarak bu. Sen sürekli veriyorsun, bense sadece alıyorum. Başta kendime bunun beceriklilik ve verimlilik olduğunu söylüyordum. Düşüncelerimi senin ifade etmen daha akıllıca çalışmaktı, o halde sen cevapları hep bilirken ben neden daha fazla uğra...